Kehf Suresi Mekke döneminde inmiştir. 28. âyetin Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir. 110 âyettir. Sûre, adını; ilk defa dokuzuncu âyette olmak üzere, birkaç yerde geçen “kehf” kelimesinden almıştır. Kehf, mağara demektir.


كَذَلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًا ﴿٩١﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kezâlike ve kad ehatnâ bimâ ledey-hi hubran
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kezâlike işte böyle
ve kad ve oldu, olmuştu
ehatnâ biz ihata ettik
bimâ şeyleri
ledey-hi onun yanında
hubran olayın sebebinden, gerçek durumdan haberdar olarak

İşte böylece Biz, onun yanında oluşan şeyleri (olayları), haberdar olarak, (ilmimizle) ihata ettik.

Kehf Suresi 91. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.

Diyanet İşleri

Böyleydi işte bu, gerçekten de nesi var, nesi yoksa bilgimiz hepsine şâmildir, hepsinden de haberdarız.

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.

Adem Uğur

İşte böyle. . . Biz Onu, ondaki ile ihâta etmiştik.

Ahmed Hulusi

Zülkarneyn burada da, önceki gibi, ihtiyaçlara cevap vererek sorumluluğunu yerine getirdi. Biz, onun sahip olduğu bilgiyi, medeniyet araçlarını, imkânlarını, gücünü, kudretini, tecrübesini biliyorduk.

Ahmet Tekin

İşte böyle. Biz, onun yanında ne tür bilgi ve tecrübe varsa [3] (ilmimizle) kuşatmıştık.

Ahmet Varol

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Ali Bulaç

İşte Zü’l-karneyn’in kudret ve saltanatı böyleydi. Halbuki onun yanında (asker ve harp vasıtaları gibi daha) neler vardı ki, biz, tamamını ilmimizle kuşatmışızdır.

Ali Fikri Yavuz

Iste bunun gibi, onun yaptiklarinin hepsini bastanbasa biliyorduk.

Bekir Sadak

İşte böylece onun yanında olan her şeyi kuşatıp biliyorduk.

Celal Yıldırım

İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.

Diyanet İşleri (eski)

İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.

Diyanet Vakfi

İşte böyle... Onun her bulduğunu tamamıyla biliyorduk.

Edip Yüksel

Böyle, halbuki onun yanında neler vardı temamını biz biliyorduk

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte böyle. Halbuki Biz, onun yanında nelerin bulunduğunu tamamen biliyorduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte böyle, onun serüveni, bütün ayrıntıları ile bilgimizin kapsamı içindedir.

Seyyid Kutub

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Gültekin Onan

İşte (Zülkarneynin işi) böyle idi. Halbuki onun yanında (neler vardı) ki biz hepsini ilm (imiz) le kuşatmışızdır.

Hasan Basri Çantay

İşte (Zülkarneyn’in işi) böyledir! Ve onun yanında olan şeyleri, gerçekten(hepsinden) haberdâr olarak kuşatmıştık.

Hayrat Neşriyat

İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştan başa biliyorduk Biz.

İbni Kesir

(Biz onları) işte böyle (bir yaşama tarzı içinde, böyle bir düzeyde bırakmıştık ve o da onları öylece kendi hallerine bıraktı;) ve muhakkak ki sınırsız bilgimizle Biz onun zihninden geçenleri kuşatmış bulunuyorduk.

Muhammed Esed

İşte böylece. Ve şüphe yok ki, onun yanında neler olduğunu Biz ilmen ihata etmişizdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte böylece onunla ilgili baştan başa her şeyden haberdar idik.

Ömer Öngüt

İşte böyle, onun yanındakilerin hepsini baştan başa biliyorduk.

Şaban Piriş

İşte Zülkarneyn, böyle yüksek bir hükümranlığa sahip idi. Onun yanında ne var, ne yoksa Biz hepsine vakıf idik.

Suat Yıldırım

İşte (Zu'l-Karneyn) böyle (yüksek bir mevkie ve hükümranlığa sâhip) idi. Onun yanında (daha) nice bilgi ve yetki bulunduğunu biliyorduk.

Süleyman Ateş

İşte böyle, onun yanında «özü kapsayan bilgi olduğunu» (veya yanında olup biten her şeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Tefhim-ul Kuran

İşte Zülkarneyn'in hali böyleydi; ve Bizim ilmimiz, onun herşeyini kuşatmış bulunuyordu.

Ümit Şimşek

İşte böyle! Biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte Zülkarneyn'in gücü ve saltanatı böylece idi. Fakat onun yanında ne türlü alet ve bilgiler vardı ki, biz hepsini ilmimizle kuşatmışızdır.

Abdullah Parlıyan

İşte onun durumu böyledir. Onun bilgi olarak sahip olduğu her şeyi biz biliriz.

Bayraktar Bayraklı

İşte (Zülkarneyn 'in) kudret ve saltanatı böyleydi. Halbuki onun yanında (asker ve harp vasıtaları gibi sizin bilmediğiniz daha) neler vardı ki, biz, tamamını ilmimizle kuşatmıştık.

Cemal Külünkoğlu

İşte böyleydi, onun yanında olan her şeyi (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Kadri Çelik

Zülkarneyn’in haşmet ve saltanatına karşılık onların durumu böyle idi. Andolsun Biz, Zülkarneyn’in maddî ve manevî yönden nelere sahip olduğunu biliyorduk; (dolayısıyla, O’nun böyle bir kavme karşı nasıl davranacağı da belli idi.)

Ali Ünal

İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.

Harun Yıldırım

onların yaşam tarzı da işte böyleydi; fakat doğrusu Biz, onun sahip olduğu tasavvuru derin bir bilgiyle kuşatmışızdır.

Mustafa İslamoğlu

Işte böyle! Biz onunla ilgili olan her bilgiyi kuşatmıştık.

Sadık Türkmen

Böylece biz onları bulundukları hal ile kuşattık (kendi hallerine bıraktık).

İlyas Yorulmaz

İşte böylece Biz, onun yanında oluşan şeyleri (olayları), haberdar olarak, (ilmimizle) ihata ettik.

İmam İskender Ali Mihr