Mekke döneminde inmiştir. 182 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “es-Sâffât” kelimesinden almıştır. Sâffât, sıra sıra dizilenler, saf saf duranlar demektir.


وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوا آلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍ ﴿٣٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve yekûlûne e innâ le târikû âliheti-nâ li şâirin mecnûnin
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve yekûlûne ve söylerler, derler, diyorlar
e innâ muhakkak ki biz mi
le elbette, mutlaka, gerçekten
târikû terkeden kimseler
âliheti-nâ ilâhlarımız
li şâirin şair için
mecnûnin mecnun, deli

Ve onlar: "Mecnun (deli) bir şair için, gerçekten biz, ilâhlarımızı terkedenler mi olacağız?" diyorlar(dı).

SÂFFÂT SURESİ 36. Ayeti Cemal Külünkoğlu Meali

(34-36) İşte biz, suçlulara böyle yaparız. Çünkü onlara: “Allah'tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslayarak: “Deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” diyorlardı.

Cemal Külünkoğlu