Mekke döneminde inmiştir. 53 âyettir. Sûre, adını 38. âyette geçen “Şûrâ” kelimesinden almıştır. Şûrâ, danışma demektir.


لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٤﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

lehu mâ fî es semâvâti ve mâ fî el ardı ve huve el aliyyu el azîmu
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
lehu onun
mâ şey
fî ...'de, içinde
es semâvâti semalar, gökler
ve mâ ve şey
fî ...'de, içinde
el ardı arz, yeryüzü, yer
ve huve ve o
el aliyyu âli, âlâ, çok yüce
el azîmu büyük

Göklerde ve yerde olan her şey, O’nundur. Ve O, Âli’dir (Yüce), Azîm’dir (Büyük).

ŞÛRÂ SURESİ 4. Ayeti Suat Yıldırım Meali

Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O, yüceler yücesidir, pek büyüktür.

Suat Yıldırım