Yunus Suresi 40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine döneminde, diğerleri Mekke döneminde inmiştir. 109 âyettir.


الَّذِينَ آمَنُواْ وَكَانُواْ يَتَّقُونَ ﴿٦٣﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ellezîne âmenû ve kânû yettekûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ellezîne o kimseler
âmenû âmenû oldular, Allah'a ulaşmayı dilediler
ve kânû ve oldular
yettekûne takva sahibi olurlar

Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.

Yunus Suresi 63. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

Diyanet İşleri

Onlar öyle kişilerdir ki inanmışlardır ve çekinir onlar.

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.

Adem Uğur

Onlar ki iman etmişler ve korunmayı gerçekleştirmişlerdir.

Ahmed Hulusi

Onlar iman edip Allah’a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam edenlerdir.

Ahmet Tekin

Onlar iman edip de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.

Ahmet Varol

Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.

Ali Bulaç

Veliler, o kimselerdir ki, Allah’a iman edip emirlerine aykırı hareket etmekten sakınırlar.

Ali Fikri Yavuz

Onlar Allah'a inanmis ve O'na karsi gelmekten sakinmislardir.

Bekir Sadak

Onlar (o Allah'ın dostları) ki, dosdoğru imân ettiler ve hep Allah' tan korkup (fenalıklardan) sakındılar.

Celal Yıldırım

Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.

Diyanet Vakfi

Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.

Edip Yüksel

Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki Allah'a iman edip, takva ile kötülüklerden korunur dururlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, iman etmişler ve Allah'a karşı gelmekten sakınmışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar Allah'a inanmış ve kötülüklerden sakınmışlardır.

Seyyid Kutub

Onlar inananlar ve (Tanrı'dan) sakınanlardır.

Gültekin Onan

Onlar îman edib takvaaya ermiş olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Onlar, îmân edip (günahlardan) sakınmakta olan kimselerdir.

Hayrat Neşriyat

Onlar ki iman edip takvaya ermişlerdir.

İbni Kesir

Onlar, imana erişip Allah'a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.

Muhammed Esed

Onlar ki, imân etmişlerdir ve ittika eder olmuşlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar iman edip takvâya ermiş olanlardır.

Ömer Öngüt

Onlar Allah’a inanmış ve O’na karşı gelmekten sakınmışlardır.

Şaban Piriş

Velîler o kimselerdir ki O’na iman edip, emirlerine aykırı hareketlerden sakınırlar.

Suat Yıldırım

Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.

Süleyman Ateş

Onlar iman edenler ve (Allah'tan) korkup sakınanlardır.

Tefhim-ul Kuran

Onlar iman etmiş ve takvâya sarılmışlardır.

Ümit Şimşek

Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar iman edip, sonra yollarını Allah ve kitabıyla bulmaya çalışanlardır.

Abdullah Parlıyan

Onlar iman edip takvâya erişmişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar Allah'a iman eden ve O'na karşı hep bilinçli ve duyarlı olanlardır.

Cemal Külünkoğlu

Onlar, iman etmiş ve takvaya ermiş kimselerdir.

Kadri Çelik

Onlar, hakkıyla iman etmişlerdir ve daima kalbleri Allah’a karşı saygıyla dopdolu olarak (teşriî, tekvinî bütün hükümlerinde) O’na karşı gelmekten sakınır ve vazifelerini yerine getirirler.

Ali Ünal

Onlar iman edip sakınanlardır.

Harun Yıldırım

Onlar imanda sebat gösteren ve sorumluluk bilincine sahip olan kimselerdir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki; (gerçekten var olanlara) inandılar ve korunup dikkatli davrandılar.

Sadık Türkmen

(Çünkü onlar) İman etmişler ve gereği gibi Rablerinden (azaba uğramamak için) korunmuşlardır.

İlyas Yorulmaz

Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.

İmam İskender Ali Mihr