Hicr Suresi Mekke döneminde inmiştir. 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Medine’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.


كَذَلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ ﴿١٢﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kezâlike nesluku-hu fî kulûbi el mucrimîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kezâlike işte böyle, böylece, onun gibi
nesluku-hu onu sokarız
fî kulûbi kalplerin içine
el mucrimîne mücrimler, suçlular, günahkârlar

İşte böylece onu (alay etmeyi), mücrimlerin kalplerine sokarız.

Hicr Suresi 12. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.

Diyanet İşleri

Biz böylece, Kur'ân'ı, yüreklerine kadar sokarız da.

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız.

Adem Uğur

İşte Onu suçluların kalplerinde böylece ilerletiriz.

Ahmed Hulusi

Alayı, inkârı, yalanlamayı, hidayeti, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilerin, suçluların, günahkârların akıllarına, kalplerine soktuğumuz gibi onun, Kur’ân’ın günahkârların kafalarında, kalplerinde yankı bulmadan geçip gitmesine de biz yol açarız.

Ahmet Tekin

İşte onu suçluların kalplerine böyle sokarız.

Ahmet Varol

Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkarların kalblerine sokarız.

Ali Bulaç

Biz, o küfrü (istihzâyı) mücrimlerin kalblerine işte böyle geçiririz.

Ali Fikri Yavuz

(12-13) Ayni sekilde biz de Kitap'i suclularin kalblerine sokariz, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden oncekilerin ugradiklari meydandadir.

Bekir Sadak

Bunun gibi onu (sapıklık, inkâr, alay ve şirki) suçlu günahkârların kalblerine sokarız (öncekilerin kalblerine soktuğumuz gibi).

Celal Yıldırım

(12-13) Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

Diyanet İşleri (eski)

İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız.

Diyanet Vakfi

İşte suçluların kalbine böyle (bir tavrı) sokarız.

Edip Yüksel

Biz ona mücrimlerin kalblerinde böyle bir sülûk veririz

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz böylece suçluların kalplerine sokarız onu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz böylece peygamberleri alaya alma huyunu günahkârların kalplerine aşılarız.

Seyyid Kutub

Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkarların kalplerine sokarız.

Gültekin Onan

Biz böylece o (istihzâyi) günahkârların kalblerine sokarız.

Hasan Basri Çantay

İşte böylece onu (o alayı, bir azâb olarak) günahkârların kalblerine sokarız.

Hayrat Neşriyat

Biz, böylece onu suçluların kalbine sokarız.

İbni Kesir

Biz (mesajımızdan yana) bu (alaycı tutumu), işte böylece, o günaha gömülüp gitmiş kimselerin yüreklerine sokarız,

Muhammed Esed

İşte böylece onu (o istihzâyı) günahkâr olanların kalplerine sokarız.

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte böylece biz onu (inkârı) suçluların kalplerine sokarız.

Ömer Öngüt

İşte biz onu suçluların kalplerine sokarız.

Şaban Piriş

(12-13) Biz böylece o inkâr ve alayı suçluların kalplerine sokarız. Geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde yine de onlar iman etmezler.

Suat Yıldırım

İşte biz o(Tanrı Zikri)ni suçluların kalblerine böyle sokarız.

Süleyman Ateş

Böylece biz onu (alayı), suçlu günahkârların kalblerine sokarız.

Tefhim-ul Kuran

Alaycılığı o mücrimlerin kalplerine Biz böyle yerleştiririz.

Ümit Şimşek

Biz ona, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz böylece alay edip inanmadıkları Kur'ân'ı, günaha gömülüp giden o alaycıların kalplerinin derinliklerine kadar sokarız da veya biz o alaycı tutumları, günaha gömülüp gidenlerin kalplerine kadar sokarız.

Abdullah Parlıyan

Böylece biz de o alayı suçluların kalplerine sokarız.

Bayraktar Bayraklı

Böylece biz, onu (peygamberleri alaya alma huyunu) günahkârların (tutumlarına uygun olarak) kalplerine sokarız.

Cemal Külünkoğlu

Böylece biz (özürleri kalmasın diye) onu (Kur'an'ı), suçluların kalplerine sokarız.

Kadri Çelik

(Nasıl her bir ümmete indirilen Kitap için o ümmetteki günahkâr suçluların kalblerine bir yol açmışsak,) aynı şekilde Zikir için de hayatları günah hasadından ibaret olan suçluların kalblerine yol açıyoruz.

Ali Ünal

İşte böylece biz onu, suçluların kalplerine sokarız.

Harun Yıldırım

Biz (vahyin, etki etmeden) günahkarların yüreklerinden geçip gitmesini işte böyle sağlarız;

Mustafa İslamoğlu

Işte böylece suçluların kalpleri katılaşır.

Sadık Türkmen

Bizde bu özelliği, tüm günahkâr inkârcıların kalplerine belirleyici özellik olarak koyduk.

İlyas Yorulmaz

İşte böylece onu (alay etmeyi), mücrimlerin kalplerine sokarız.

İmam İskender Ali Mihr