Hicr Suresi Mekke döneminde inmiştir. 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Medine’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.


قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ ﴿٣٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâle fe inne-ke min el munzarîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâle dedi
fe inne-ke öyleyse gerçekten sen
min el munzarîne bekletilenlerden, mühlet (süre, zaman) verilenlerdensin

(Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Öyleyse sen, gerçekten mühlet (süre) verilenlerdensin.”

Hicr Suresi 37. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

(37-38) Allah da, "O hâlde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

Diyanet İşleri

Şüphe yok ki dedi, sen, mühlet verilmişlerdensin.

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin"

Adem Uğur

Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilenlerdensin!"

Ahmed Hulusi

Allah:
'Sen mühlet verilenlerdensin' buyurdu.

Ahmet Tekin

(Allah) dedi ki: 'O halde sen süre tanınanlardansın.

Ahmet Varol

Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."

Ali Bulaç

Allah buyurdu ki, sen mühlet verilenlerdensin,

Ali Fikri Yavuz

(37-38) Allah: «Sen, bilinen gun gelene kadar birakilanlardansin» dedi.

Bekir Sadak

(37-38) Allah da, «sen bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin» dedi.

Celal Yıldırım

(37-38) Allah: 'Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın' dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(37-38) Allah: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.

Diyanet Vakfi

Dedi ki: 'Tamam, sen ertelendin,'

Edip Yüksel

(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lûm gününe kadar mühlet verilenlerdensin

Elmalılı Hamdi Yazır

(37-38) Allah: «Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah buyurdu ki: «Sen mühlet verilenlerdensin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, «Sen kendilerine yaşama süresi tanınanlardansın» dedi.

Seyyid Kutub

Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."

Gültekin Onan

(37-38) Buyurdu: «O halde sen (ındallah) ma'lûm olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin».

Hasan Basri Çantay

(37-38) (Allah:) 'Haydi, doğrusu sen, bilinen vaktin gününe (kıyâmete) kadar mühlet verilenlerdensin!' buyurdu.

Hayrat Neşriyat

Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.

İbni Kesir

"Pekala, öyle olsun:" diye buyurdu O, "kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,

Muhammed Esed

(37-38) (Allah Teâlâ da) buyurdu ki: «Artık şüphe yok, sen mühlet verilmişlerdensin.» «Malum olan vakit gününe kadar.»

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: “Şüphesiz ki sen mühlet verilenlerdensin. ”

Ömer Öngüt

-Sen, ertelenenlerdensin! dedi.

Şaban Piriş

(37-38) "Haydi, buyurdu, belirli bir güne kadar sana müsaade edildi."

Suat Yıldırım

(Allâh): "Haydi," dedi, "sen ertelenmişlerdensin!"

Süleyman Ateş

Dedi ki: «Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.»

Tefhim-ul Kuran

Allah buyurdu ki: 'Sana süre tanınmıştır.

Ümit Şimşek

Buyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."

Yaşar Nuri Öztürk

“Gerçekten sen” diye buyurdu Allah: “Kendilerine, zaman tanınanlardan biri olacaksın.

Abdullah Parlıyan

(37-38) Allah, “Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin” buyurdu.

Bayraktar Bayraklı

(37-38) (Allah) buyurdu ki: “Öyleyse, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen (kıyamete) gün(ün)e kadar mühlet verilenlerdensin.”

Cemal Külünkoğlu

Dedi ki: “Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.”

Kadri Çelik

Allah, “Haydi” buyurdu, “sana süre tanındı,

Ali Ünal

Allah buyurdu ki: "Sen mühlet verilenlerdensin"

Harun Yıldırım

(Allah) buyurdu ki: "Peki, sen zaten süre tanınmışlardan birisin;

Mustafa İslamoğlu

“sen ertelenenlerdensin” buyurdu.

Sadık Türkmen

Allah “Sen mühlet verilenlerdensin. ”

İlyas Yorulmaz

(Allahû Tealâ) şöyle buyurdu: “Öyleyse sen, gerçekten mühlet (süre) verilenlerdensin.”

İmam İskender Ali Mihr