Hicr Suresi Mekke döneminde inmiştir. 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Medine’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.


قَالُواْ بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُواْ فِيهِ يَمْتَرُونَ ﴿٦٣﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

kâlû bel ci'nâ-ke bi mâ kânû fî-hi yemterûne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
kâlû dediler
bel hayır, bilâkis
ci'nâ-ke sana getirdik, geldik
bi mâ şey ile
kânû oldular
fî-hi onun hakkında
yemterûne şüphe ediyorlar

“Hayır, biz, onların hakkında şüphe ettikleri şey ile sana geldik.” dediler.

Hicr Suresi 63. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

Diyanet İşleri

Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.

Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

Adem Uğur

Dediler ki: "Bilakis, biz sana onların şüpheli oldukları bir konuda (yaptıklarının sonucu azap) getirdik. "

Ahmed Hulusi

Onlar:
'Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik' dediler.

Ahmet Tekin

Dediler ki: 'Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.

Ahmet Varol

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."

Ali Bulaç

Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.

Ali Fikri Yavuz

(63-65) «Biz sana sadece suphe edip durduklari azabi getirdik. Sana gercekle geldik. suphesiz biz dogru soyleyenleriz. Artik, geceleyin bir ara, aileni yola cikar, sen de arkalarindan git; hic biriniz arkaya bakmasin; emrolundugunuz yere dogru yuruyun» dediler.

Bekir Sadak

Onlar da, «kavmin, hakkında şüphe edip durdukları şeyi (gelecek azabı) sana getirdik.

Celal Yıldırım

(63-65) 'Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün' dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: ' Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik.'

Edip Yüksel

Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar: «Hayır, biz sana onların şüphe edip durduklarını getirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçiler dediler ki: «Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar dediler ki; «Biz sana soydaşlarının kuşku ile karşıladıkları ilahi azabı haber vermeye geldik.»

Seyyid Kutub

"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."

Gültekin Onan

Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: 'Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!'

Hayrat Neşriyat

Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.

İbni Kesir

Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kötülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,

Muhammed Esed

(63-64) (Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik. Ve sana hak ile geldik ve şüphe yok ki, biz elbette sâdıklardanız.»

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: “Biz sana onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik. ”

Ömer Öngüt

-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.

Şaban Piriş

(63-65) "Yok" dediler, "Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin."

Suat Yıldırım

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azâbı)nı sana getirdik,"

Süleyman Ateş

«Hayır» dediler, «Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.»

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: 'Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.

Ümit Şimşek

Dediler: "Gerçek şu ki biz, günahkârların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik."

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.

Abdullah Parlıyan

Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”

Bayraktar Bayraklı

(63-65) (Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik. Ve sana (gerçekleşmesi kaçınılmaz olan) hakkı getirdik. Kuşku yok ki, biz doğruyu söylüyoruz. Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) gidin.”

Cemal Külünkoğlu

“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”

Kadri Çelik

Onlar ise, “Endişe edecek bir şey yok!” diye cevap verdiler: “Biz sana, hakkında (o günahkâr topluluğun) hep şüphe edegeldiği şeyi getirdik.

Ali Ünal

Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

Harun Yıldırım

Dediler ki: "Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: “Biz sana onların şüphe ediyor oldukları şeyi getirdik.

Sadık Türkmen

Onlarda “Biz, kavminin şüphe ettiklerini (azabı) sana getirdik. ”

İlyas Yorulmaz

“Hayır, biz, onların hakkında şüphe ettikleri şey ile sana geldik.” dediler.

İmam İskender Ali Mihr