Hicr Suresi Mekke döneminde inmiştir. 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen “Hicr” kelimesinden almıştır. Hicr, Medine’nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır.


وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقيمٍ ﴿٧٦﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

ve inne-hâ le bi sebîlin mukîmîn
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
ve inne-hâ ve muhakkak ki o
le gerçekten
bi sebîlin yol üzerinde
mukîmîn durmakta olan, ikâme olunmuş olan, duran (hâlâ duruyor)

Ve muhakkak ki o gerçekten, yol üzerinde mukîmdir (hâlâ durmaktadır).

Hicr Suresi 76. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

Diyanet İşleri

Ve şüphe yok ki o şehir, hâlâ herkesin yol uğrağı olan bir yerde.

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Adem Uğur

Muhakkak ki o şehir, insanların yolları üzerindedir.

Ahmed Hulusi

Onların şehirleri hâlâ gözler önünde, bir yol üzerindedir.

Ahmet Tekin

Orası kullanılmakta olan bir yol üzerindedir.

Ahmet Varol

O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır.

Ali Bulaç

Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi, (Kureyş kâfirlerinin de ibret alabileceği uğrak) bir yol üzerinde bulunmaktadır.

Ali Fikri Yavuz

O sehrin kalintilari islek yollar uzerinde hala durmaktadir.

Bekir Sadak

Ve şehrin kalıntısı, öteden beri işlek olan yol üzerinde duruyor.

Celal Yıldırım

O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Diyanet Vakfi

Ve o (yıkıntı kent), yol üzerinde durmaktadır.

Edip Yüksel

Hem o harabe yol üstünde duruyor

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o harabe yol üstünde duruyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu beldenin yıkıntıları halâ işlek olan bir yol üzerindedir.

Seyyid Kutub

O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır.

Gültekin Onan

O (şehrin haraabeleri) hakıykat (herkesin göreceği, Kureyşin işlediği) bir yol üstünde (haalâ) durucudur.

Hasan Basri Çantay

Ve doğrusu o (dehşet gününün alâmeti olan harâbeler), hâlâ (çalışıp) duran (işlek)bir yol üzerindedir.

Hayrat Neşriyat

O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

İbni Kesir

Çünkü, gerçekten de (sözü geçen) bu (şehirler) bugün hala yerinde durmakta olan bir yol üzerindeydiler.

Muhammed Esed

(76-77) Ve şüphe yok ki, o bir sabit yoldur. Muhakkak ki, bunda mü'minler için elbette bir ibret vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

O yerler işlek yollar üzerinde hâlâ durmaktadır.

Ömer Öngüt

Orası işlek bir yol üstündedir.

Şaban Piriş

Hem o şehir harabesi uğrak bir yol üzerindedir.

Suat Yıldırım

Ve o (kent, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.

Süleyman Ateş

O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır.

Tefhim-ul Kuran

O beldenin izleri, hâlâ yol üzerindedir.

Ümit Şimşek

O kentin izleri/işaretleri, hâlâ işleyen bir yol üzerindedir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve şüphe yok, o şehirler, hâlâ herkesin yol uğrağı olan bir yerdedir.

Abdullah Parlıyan

Onlar hâlâ gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Bu (beldenin yıkıntıları) hâlâ (herkesin çok rahat görebileceği) işlek olan bir yol üzerindedir.

Cemal Külünkoğlu

O (şehrin kalıntıları) işlek bir yol üzerinde hala durmaktadır.

Kadri Çelik

(Helâk edilmiş) o memleket(in harabeleri) uğrak bir yol üzerinde halâ görünebilir haldedir.

Ali Ünal

Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.

Harun Yıldırım

Yine kuşku yok ki bu (şehir)ler, (hala) varlığı sabit bir yol üzerindedirler.

Mustafa İslamoğlu

Ve o şehir, sabit bir yol üzerinde hâlâ durmaktadır!

Sadık Türkmen

Şüphesiz ki bu (yaptıkları çirkinliğin karşılığı olarak) yerine getirilmesi gereken bir yoldu.

İlyas Yorulmaz

Ve muhakkak ki o gerçekten, yol üzerinde mukîmdir (hâlâ durmaktadır).

İmam İskender Ali Mihr