Fatiha Suresi Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “başlangıç” anlamına gelen “Fâtiha” adını almıştır.


صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ ﴿٧﴾


Ayet Transkripsiyonu ve Sade Meali

sırâta ellezîne en'amte aleyhim gayri el magdûbi aleyhim ve lâ ed dâllîne
söz öbeklerinin üzerine farenizi sürükleyerek çevirilerini görebilirsiniz. Çevirileri tablo halinde görmek için buraya tıklayın
Kelime Türkçe karşılığı
sırâta yol
ellezîne ki onlar
en'amte sen ni'met verdin
aleyhim onlara, onların üzerine
gayri başka, hariç, değil
el magdûbi gadap, öfke duyulanlar
aleyhim onlara, onların üzerine
ve ve
lâ ed dâllîne dalâlette olanlar değil

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

Fatiha Suresi 7. Ayeti Karşılaştırmalı Mealleri

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Diyanet İşleri

nimetlendirdiğin kişilerin yolunu; gazaba uğramışların da değil, sapıkların da

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Adem Uğur

Ki o, in'amda bulunduklarının (nefslerinin hakikati olan Allâh Esmâ'sına iman edip, ondaki kuvvelerin farkındalığını yaşayanların) yoluna. . . Gazabına uğrayanların (âlemlerin ve nefsinin hakikatini göremeyip benlikleriyle kayıtlananların) Ve (Hakikatten - Vahid-ül AHAD üs Samed olan Allâh ismiyle işaret edilen, anlayışından) saparak şirk koşanların yoluna değil.

Ahmed Hulusi

Gazabına uğrayan zâlimlerin, âsilerin, dinine, Kur’ân’ına düşmanlık edenlerin, zalimleri, yahudilerin; başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşıp dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerin, cahillerin, hristiyanların doğruluğu, muhkemliği, güvenliği olmayan yolundan bizi uzak tut Allahım.

Ahmet Tekin

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gadaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.

Ahmet Varol

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.

Ali Bulaç

Kendilerine, (fazlından ve ihsanından) nimet verdiğin kimselerin (Peygamberlerle velilerin) yoluna (hakkı kabul etmeyip küfre vardıklarından) gazâba uğrayanların ve sapıklarınkine değil... (Amin= Kabul buyur, Allah’ım!...)

Ali Fikri Yavuz

Nimete erdirdigin kimselerin yoluna; gazaba ugrayanlarin, ya da sapitanlarin yoluna degil. *

Bekir Sadak

Nîmetine erdirdiğin kimselerin yoluna... Gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil.

Celal Yıldırım

Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Diyanet Vakfi

Gazaba uğrayanların ve sapmışların değil; kendilerine iyilikte bulunduğun kimselerin yoluna...

Edip Yüksel

O kendilerine in'am ettiğin mes'utların yoluna. Ne o gadap olunanların ne de sapgınların

Elmalılı Hamdi Yazır

O kendilerine nimet verdiğin mesutların yoluna! Ne o gazap olunanların ne de sapkınların!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.

Seyyid Kutub

(6-7) Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışların değil.

Gültekin Onan

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine ni'met verdiğin kimselerin yoluna; gazab edilmiş olanların ve dalâlete düşenlerin (yoluna) değil! (Âmîn!)

Hayrat Neşriyat

Nimete erdirdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerinkine değil.

İbni Kesir

Nimet bahşettiklerinin yoluna; gazab(ın)a uğrayanların ve sapkınlarınkine değil!

Muhammed Esed

(6-7) Bizleri doğru yola hidâyet et, o kendilerine in'am etmiş olduğun zâtların yoluna ilet, gazaba uğramışların ve sapık bulunmuşların yoluna değil.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna eriştir. Gadaba uğramış ve sapmış olanların yoluna değil.

Ömer Öngüt

(6-7) Bizi doğru yola, nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil..

Şaban Piriş

Nimet ve lütfuna nail ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil.

Suat Yıldırım

ni'met verdiğin kimselerin yoluna. Kendilerine gazabedilmiş olanların ve sapmışların yoluna değil. (ya Rabbi)!

Süleyman Ateş

(6-7) Bizi dosdoğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıklarınkine değil.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine nimetler verdiğin kullarının yoluna ilet. Gazabına uğramış, yahut sapmış olanların yoluna değil.

Ümit Şimşek

Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığa saplanmamışların yoluna...

Yaşar Nuri Öztürk

Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.

Abdullah Parlıyan

(6-7) Bizi doğru yola, yani kendilerini nimetlendirdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapıkların yoluna değil![5]

Bayraktar Bayraklı

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine (lütuf ve ikramda bulunarak) nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna değil.

Cemal Külünkoğlu

Kendilerine nimet verdiğin, gazaba uğramamış ve sapmamış kimselerin yoluna.

Kadri Çelik

Kendilerine nimet lûtfettiklerinin yoluna; üzerlerine gazap hak olmuş bulunanların ve dalâlette olanlarınkine değil.

Ali Ünal

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların (yahûdilerin. ve (hak yoldan. sapanların (hıristiyanların. yoluna değil…

Harun Yıldırım

Nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil!

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine nimet (vahiy) verdiklerinin yolunu. Gazaba uğramışların ve sapıtmışların yolunu değil!

Sadık Türkmen

Kendilerini mükâfatlandırdıklarının yoluna, senin gazabına uğramış ve sapkınların yoluna değil.

İlyas Yorulmaz

O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.

İmam İskender Ali Mihr